Muhsine Helimoğlu Yavuz Mesaj-İndex (Muhsine Helimoğlu Yavuz Halk Anlatılarının Mesaj İndeksi)

Helimoğlu Yavuz, Muhsine ; "Masallar ve Eğitimsel İşlevleri"; Ürün Yayınları; Şubat / 1997

 

Masallar eğitimsel işlevlerini, dinleyiciye okuyucuya vermek istedikleri iletiler aracılığıyla gerçekleştirmektedirler.

Bu araştırmada, üstünde çalışılan 90 masalda toplam 517 ileti saptanmıştır. Bu iletilerin sınıflandırılması ve sayısal dökümü şöyledir:

A. ETİK İLETİLER 3 ana başlık
17 ara başlık
B. PSİKOLOJİK İLETİLER 9 ana başlık
59 ara başlık
C. SOSYOLOJİK İLETİLER 4 ana başlık
70 ara başlık
D. EKONOMİK İLETİLER 2 ana başlık
12 ara başlık
E. ÖTEKİ İLETİLER 1 ana başlık
4 ara başlık

 

Görüldüğü gibi iletiler 5 grupta, 19 ana başlık ve 162 ara başlık altında toplanmıştır.

 

İLETİ DİZİNİ (MESAJ-INDEX)

A. ETİK İLETİLER
A1-A49. Yalan A1. Yalanın ve kurnazlığın getireceği mutluluk çok kısa sürer. “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.”
A2. Yalan söylemek, insanın başına büyük sorunlar açar, her yalan yeni bir yalan doğurur.
A3. Yapıcı yalan, yıkıcı doğrudan yeğdir.
A4. Çocuklar, ailelerinden gizli işler yapmamalıdırlar.
A5. Etik değerlerden yoksun insanlar, kendi öz çocuklarına bile iftira atabilirler.
A6. Yalan, şantaj, hile yoluyla haksız kazanç elde etmeye kalkanlar, sonunda yaşamlarını bile yitirebilirler.
A50-A99. Dürüstlük A50. Dürüst ve iyi yaşanmamış kötü bir geçmiş, bir yaşam boyu insana utanç verir.
A51. Kimseye karşı kötü niyet beslememeli ve kötü söz söylememelidir, çünkü kötü niyetli insanlar, “kazdıkları kuyuya kendileri düşerler.”
A52. İnsan yerine getiremeyeceği sözü vermemelidir, verilen söz tutulmalıdır.
A53. İyilik bilmeli, nankör olmamalı, ekmek veren el ısırılmamalıdır.
A54. İnsan en güç anlarda bile dürüst olmalı, onurundan ödün vermemelidir.
A55. Sahtekarlar, çıkarları söz konusu olduğunda, aralarında kolayca iş birliği yapabilirler.
A56. Alınan borç ödenmelidir.
A100-A149. Namus A100. Kız kardeşlerin namusu, erkek kardeşlerden sorulur.
A101. Eşlerin birbirlerine ihaneti, en çok çocukları incitir.
A102. Kadınlar, kendi bedenlerine karşı saygılı olmalı ve onu herkese göstermemelidirler.
A103. Açlığın olduğu yerde, etik değerler iflas edebilir.
B. PSİKOLOJİ İLETİLER
B1-B49. Sabır, kararlılık B1. Sabırlı, kararlı, cesur insanlar amaçlarına ulaşabilirler. “Sabreden derviş, muradına ermiş.”
B2. Mutluluğa giden yol uzun ve çetindir.
B3. Başlanılan işi bitirilmelidir.
B4. Sorunlardan kaçmak, bir çözüm yolu değildir.
B5. İnsan, sahip olduğu güzelliklerin değerini, ancak onu yitirdikten sonra anlar ve yeniden elde etmek için, büyük bir uğraş verir.
B6. Güzele ulaşmak güçtür, her ödülün bir bedeli vardır.
B7. Sınavlara sabırla katlanmalıdır, çünkü yaşam baştan sona kadar bir sınavlar dizgesidir.
B50-B99. Umut, şans B50. İnsan hiçbir zaman umudunu yitirmemelidir, en umutsuz anda bile bir yardım eli uzanabilir.
B51. Şans, en beklenmedik anda insana gülebilir.
B52. Alın yazısı, kader değişmez.
B53. Ölenle ölünmez, zaman bütün acıların ilacıdır.
B54. Mutluluk sürekli değildir.
B55. Şans iyi değerlendirilmelidir.
B56. Öz kıyım (intihar), bir çözüm yolu değildir, insan umutsuzluğa düşüp, canına kıymamalıdır.
B100-B149. Kıskançlık, şantaj, korku, evham, merak B100. Kıskançlık, hırs ve şantaj bir bumerang gibi sonunda sahibine geri döner.
B101. Başarı, beceri ve güzellik kıskançlık uyandırabilir.
B102. Korku ve baskı, insanları yalana iter.
B103. Fazla evham, insanı huzursuz eder.
B104. Gereğinden fazla meraklı olmak, insana zarar verebilir.
B105. Korkunun ecele faydası yoktur.
B106. Sağlıklı düşünemeyenler, çözümü çok basit olan sorunları bile, çok karmaşık bir hale getirebilirler.
B150-B199. Özeleştiri B150. Özeleştiri yapmak, insanı daha iyiye götürür, eğitir ve yüceltir.
B151. Olaylardan ders almalı ve aynı oyuna iki kez gelmemelidir.
B200-B249. İyilik-kötülük, haklılık-haksızlık B200. Kötülerin yanı sıra iyiler de vardır ve tanrı iyilerin yardımcısıdır.
B201. Kötülük cezasız kalmaz, iyilik mutlaka kötülüğü yener.
B202. İyiler iyilik, kötüler kötülük bulur.
B203. Haklı olan bir gün mutlaka hakkını alır.
B204. Haksızlık yapan yalnız kalır ve mutsuz olur.
B205. İyi huylu olmalı ve herkesle iyi geçinmelidir.
B206. Gök kubbenin altında hiçbir kötülük, sonsuza değin gizli kalmaz.
B207. İnsanlara kötülük yapan, kendisi de zarar görür. “Men dakka dukka” (Çalma kapısını, çalarlar kapını).
B208. Helal mal çalınsa bile, döner-dolaşır yine asıl sahibini bulur.
B209. Altın çamura da düşse yine altındır, değeri er-geç anlaşılır.
B210. Bazen sahtekârlar ve kurnazlar da mutlu sona ulaşabilirler. Bu, insanı yanıltmamalı ve örnek alınmamalıdır.
B250-B299. Zeka, sağduyu, dikkat B250. Her şeyin her işin hayırlısı dilenmelidir. “Hayır dile işine, hayır gelsin başına.”
B251. Deli, kendisinden daha deliyi görünce, sopasını arkasına saklarmış. “Her Firavun’un bir Nemrut’u vardır.”
B252. Zekâ, sağduyu, dikkat kaba gücü yener ve en karmaşık sorunları bile çözer.
B253. Dikkatsizlik ve acelecilik, insanı yanlışa götürür. “Acele işe, şeytan karışır.”
B254. Ne oldum dememeli, ne olacağım demelidir. Yarının insana ne getireceği hiç belli olmaz.
B255. Kimseye karşı önyargılı olmamalıdır.
B256. Bazı kadınlar, düştükleri zor durumdan kurtulmak için, kurnazlık ederek, cinselliklerini kullanabilirler.
B257. Yabancıların yardım önerileri kuşkuyla karşılanmalıdır.
B258. İnsan, tanımadığı kimselere, özel yaşamından söz etmemelidir.
B259. İnsan, ne oldum delisi olup, geçmişini unutmamalıdır.
B260. Zekâ ve yetenek, zenginlikten daha önemlidir.
B261. Öç alma duygusunun esiri olunmamalıdır.
B262. Akıllı olmayanlar, sır saklayamazlar.
B300-B349. Paylaşım B300. İnsan duygularını, sorunlarını yakınlarıyla paylaşmalıdır. “Derdini söylemeyen, derman bulamaz.”
B301. Başkalarının sorunlarını görmeyen insan, kendi derdini en büyük sanır.
B302. İnsanoğlu yalnızlığa dayanamaz.
B303. Beden ne denli rahat içinde olursa olsun, eğer ruh ezginse, insan huzur içinde olamaz.
B304. Çok bencil, hırslı ve açgözlü olmak, insanı canından edebilir.
B305. Malın az da olsa, paylaşmayı bilmelisin.
B350-B399. Bağışlayıcılık, incelik B350. Bağışlamak, yüce bir duygudur.
B351. Bazı yöneticiler, kendilerinden beklenmeyecek boyutlarda, incelik ve duyarlılık yüklüdürler.
B400-B449. Dostluk, özveri, saygı B400. Ana-babaya karşı saygılı davranmalı ve onların beddualarını almamalıdır.
B401. Bazen hayvanların dostluğu, insanlarınkinden daha güçlüdür.
B402. Seven sevdiği için, her zaman özverili olmalıdır.
B403. Anneler çocuklarına karşı, daha duyarlı ve özverilidirler.
C. SOSYOLOJİK İLETİLER
C1-C49. Aile C1. Her ailenin bir sırrı vardır ve her sır çocuklara açıklanmamalıdır.
C2. Bazan, ana babanın kötü davranışlarının bedelini çocuklar öder.
C3. Ana baba, kendi eksiklerini çocuklarına tamamlatmaya kalkmamalı ve onları kaldıramayacakları yüklerin altına sokmamalıdırlar.
C4. Çocuklar, ana babalarının mantıksız isteklerine karşı çıkabilmelidirler.
C5. Eş adayını iyi tanımadan yapılan evlilikler, bazan ihanet ve felaket getirebilir.
C6. Aile ve toplum içinde büyümemiş, yaşam deneyimi olmayan kızlar, kolayca aldatılabilirler.
C7. Üvey anneler, çocuklara kötü davranabilirler, babalar çocuklarını onlardan korumalıdırlar.
C8. Bir ailede hem kız, hem erkek çocuklar olmalıdır.
C9. Birlikte yaşayan kardeşler, daha mutlu ve güvenli olurlar.
C10. “Oğlan eve direk, kız ele dayaktır” soyun devamını erkek evlat sürdürür.
C11. Kızlar erkeklere evlenme teklifinde bulunmamalı, bu öneri erkekten gelmelidir, yoksa kınanır ve geri çevrilirler.
C12. Kadınlar her zaman, yönetimi kocalarına bırakmalıdırlar.
C13. Kızlar babalarının, kadınlar kocalarının buyruklarına, haksız bile olsa karşı gelmemelidirler.
C14. Poligame (çok eşlilik), eşler arasında karşılıklı anlayış olursa, sorun çıkmadan yürüyebilir.
C15. Doğacak çocuğun kız veya oğlan olması değil, hayırlı insan olması dilenmelidir.
C16. Aileye giren yabancı, evin dirliğini ve kardeşler arasındaki dayanışmayı bozabilir.
C17. Kadını olmayan evin tadı-tuzu, dirliği-düzeni olmaz.
C18. Bir ailenin kutsal sayılacak mirasları, babadan oğula geçerek, varlığını sürdürmelidir.
C19. Kardeş sevgisi insana, pek çok zorluğu göze aldırabilir.
C20. Kardeş kardeşe, ne kadar kötülük yaparsa yapsın, yine de bir noktada korur. “Kardeş kardeşi itmiş, yar başında tutmuş.”
C21. Tembel ve niteliksiz kızlar, evde kalırlar ve bir aile kuramazlar.
C50-C99. Hukuk, adalet C50. İnsanlar, işledikleri suçun derecesine göre cezalandırılmalıdırlar.
C51. Yasal uygulamalar, kişilere göre değiştirilebilir, saf adalet yoktur.
C52. Her suçun bir cezası vardır.
C100-C149. Yönetim, yönetici C100. İnsan padişah bile olsa, gücüne ve yetkisine dayanarak, haksız işler yapmamalıdır.
C101. İyi yöneticiler, halkın sorunlarıyla ilgilenirler.
C102. Yöneticiler, verdikleri sözü tutmazlarsa, bunun sonucunda toplumsal kalkışmalar olabilir.
C103. Padişaha, yöneticiye yakın olmanın iyi yanları olduğu kadar, tehlikeli yanları da vardır. “Kurb-ı sultan, ateş-i suzan.”
C104. Ağalar, beyler çoğunlukla acımasız kimselerdir, onlara karşı dikkatli olmak gerekir.
C105. Geleceğini, kendisinden çok daha zayıf kimselerin belirlediği liderler başarılı olamazlar. Değerlileri, değersizlerin elinde oyuncak eden bir düzende, onurlu bir yaşam sürdürülemez.
C106. Zalim yöneticiler, hayatta kalmak ve hükümran olmak için, çocuklarını bile öldürebilirler.
C150-C199. Öteki insan ilişkileri C150. İnsanları ve olayları, dış görünüşlerine göre değerlendirmemek gerekir.
C151. İnsanları zorla değiştirmeye kalkmak ve sırlarını açıklamak, felaket getirebilir.
C152. Aynı statüdeki insanlar birbirleriyle anlaşabilirler, davul bile dengi dengine vurur.
C153. Büyük sözü dinlemeyen insanların, başları dertten kurtulmaz.
C154. İnsan, kimseyi küçümsememeli ve yardım önerisini elinin tersiyle itmemelidir, çünkü “Altın kapı ağaç kapıya muhtaçtır.”
C155. Dünyada yaşayan herkesin, kendisine göre bir yeteneği ve bir işlevi vardır.
C156. İnsan ilişkilerinde her zaman, her yerde, herkese karşı çok dikkatli olmalı ve kimseye güvenmemelidir, bazen en büyük kötülük en yakından gelebilir.
C157. Bir şeyin aslını aramadan karar vermemeli, iftira olasılığı hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir.
C158. İnsan düşmanıyla ancak, eşit güçlerde çarpışırsa başarılı olabilir.
C159. İş bölümünü, cinsiyetler belirler.
C160. İnsanların davranışlarını, asıl nedenlerini bilmeden, kendi doğrularımıza göre yargılar ve mahkum edersek, çoğu zaman yanılabiliriz.
C161. Karşısındakiyle anlaşmak isteyen insan, kullandığı dile dikkat etmelidir. “Tatlı dil, yılan deliğinden çıkarır.”
C162. Büyüklerin öğütleri, bazı hallerde gerçeği yansıtmayabilir.
C163. Umarsızlıktan kabul edilen, bazı küçük iyiliklerin bedeli çok ağır olabilir.
C164. Kesin yargılara dayanmayan tahmini kararlar, insanı yanıltabilir.
C165. En küçük düşmanı bile küçümsememek gerekir, o da kendi gücü kadar zarar verebilir.
C166. Kızlar da erkekler kadar, bazan de daha fazla cesur olabilirler, cesaret cinsiyetle ölçülmez.
C167. Yoksulları hor görmemeli ve onlara yardım etmelidir.
C168. Güzelin alıcısı çoktur, onlar daha iyi korunmalıdır.
C169. Her din adamı güvenilir değildir.
C170. Hacca giden, geride bıraktığı bakıma muhtaç aile bireylerini güvenilir kişilere emanet etmelidir.
C171. Kadın, her zaman cinsel tacize uğrayabilir, dikkatli olmalıdır.
C172. Kadınlar, iyi niyetle el ele verdiklerinde inceliklerle örülmüş mutluluklar yaratabilirler.
C173. Her şey yoluna-yordamına, kurallarına uygun olarak yapılmalıdır.
C174. Ülke ve toplum çıkarları, kişisel çıkarlardan üstün tutulmalıdır.
C175. İyi ün, insana nitelikli dostlar kazandırır ve onların yardımıyla, sorunlar daha kolay çözülür.
C176. Neyin, nerede, nasıl kullanılacağını bilmeyen ahmak insanlar, sonunda başarısız ve mutsuz olurlar.
C177. Birlikten güç doğar, ortak amaçlar için, güç birliği yapılmalıdır.
C178. İyi seçilmeyen arkadaşlar, her an kötülük yapabilirler, çıkara dayanan ilişki, dostluk değildir.
C179. Anlamlı ve yerinde verilen armağanlar, iyi kabul görür.
C180. Her alma bir verme karşılığıdır, doğadaki ve toplumdaki dengeler karşılıklı bir alıp-verme üstüne kurulmuştur.
C181. İnsanlar ancak, büyük güçler ve tansıklar karşısında etkilenirler.
C182. Düşenin dostu olmaz, kardeşi bile ona bir tekme vurabilir.
C183. İnsan uzlaşmayı bilmeli, yenemeyeceği bir güçle karşılaşınca onunla anlaşma yoluna gitmelidir.
C184. Emeksiz yemeğe konmak, başkasını sömürmek isteyenler, bunun bedelini ağır ödeyebilirler.
C185. Yerinde para harcamayı bilmek, bir görgü yansımasıdır.
C186. Armağan maddi değerine göre değil, içerdiği sembolik iletisine göre değerlendirilmelidir.
C187. İnsanlar arasında yapılan bazı yarışların kuralları, alışılmışın çok dışında olabilir, şaşırmadan bunun mantığını anlamaya çalışan, yarışı da kazanır.
C188. İnsanları fazla sınamak, felaket getirebilir.
D. EKONOMİK İLETİLER
D1-D49. Paranın gücü D1. Paranın aşamayacağı kapı yoktur.
D2. Para statü belirler.
D3. Parasız aile dağılır.
D4. Çalışan kazanır, para çalışanındır.
D5. Para bazen felaket getirebilir.
D6. Su, ateş ve ekmek gibi, insanların temel gereksinimleri devlerin elindedir. İnsanoğlu onlara ulaşmak için hep uğraş verir ve acı çeker.
D7. Hazıra dağ dayanmaz, geleceği düşünüp tutumlu olmalıdır.
D8. Para hırsına kapılanlar, ölülere bile rahat vermezler.
D50-D99. Ekonomik dayanışma D50. Ailede herkes çalışarak, aile bütçesine katkıda bulunmalıdır.
D51. Her şeyin bir bedeli vardır.
D52. Miras eşit paylaşılmalıdır.
D53. Ortaklık denetim ister.
E. ÖTEKİ İLETİLER
E1-E49. Öteki iletiler E1. Tam mutlak güzellik yoktur, aranırsa her şeyin bir eksiği bulunabilir.
E2. Yılan yutanların midelerindeki yılan, çeşitli yöntemlerle çıkarılabilir.
E3. Ruh hastaları yalnız ve denetimsiz bırakılmamalıdırlar.
E4. Ruh hastalarının davranışlarının, kendilerine göre açıklanabilir, öznel bir iç mantığı vardır.