www.halkbilimi.com - "Ahi Evran Zaviyesi - Ahi Evra...

Ahi Evran Zaviyesi - Ahi Evran - Ahilik Teşkilatı

Web İndex

"Ahi Evran Zaviyesi - Ahi Evran - Ahilik Teşkilatı", "http://ahilikruhu.azbuz.ekolay.net/blog/yazi/oku/5000000004979370/AHI-EVRAN-ZAVIYESI---AHI-EVRAN---AHILIK-TESKILATI" adresinden erişildi.(28/11/2015 11:23:28)

AHİ EVRAN ZAVİYESİ - AHİ EVRAN - AHİLİK TEŞKİLATI

Yazan: anjelik123

**

Ahi Evran Zaviyesi, Kırşehir il merkezinde, kendi adıyla anılan Ahi Evran mahallesinde yer almaktadır. XIV. yüzyılda, basit bir zaviye halinde kurulmuş olduğu tahmin edilmektedir. 1450'de Seydi Beyoğlu Emir Hasan Bey, türbenin üzerine bir bina yaptırmış, 1481'de Dulkadiroğlu Alaüdevle Bey bu binayı genişletmiş ve 1561'de Ahi Evran'ın ahfadından olan bir şeyh de mescidi ilave etmiştir.

Ahi Evran Zaviyesi, Osmanlı İmparatorluğu zamanında Türk debbağlarının ve zanaat erbabının manevi merkezi durumundadır.

Kesme taştan inşa edilen zaviyeye, batı cephedeki mermerden yapılmış taçkapıdan girilmektedir. Kapının hemen sol tarafında bulunan minare, XX. yüzyılın başında inşa edilmiştir.

İki kısımdan oluşan zaviyenin birinci kısmı, kubbeli bir mekan ile iki yanında yer alan mescid ve divanhaneden, ikinci kısım ise bunlara bitişik olarak arkalarında inşa edilmiş bir orta sofa ile çevresindeki iki hücre ve bir eyvandan ibaret türbelerden meydana gelmektedir. Mescide üç basamakla çıkılmaktadır.

Tonozlo örtülü mescidde bulunan taş mihrap ve minber, orjinal değildir. Yakın zamanda divanhane bölümüne ikinci bir kat eklenerek kadınlar mahfili yapılmıştır.

Kubbeli mekandan bir kapı ile yapının ikinci kısmına girilmektedir.

Doğuda ana eyvan denilebilecek bir yer, sofadan 70cm yüksektedir. Burada altı adet sanduka bulunmaktadır. Kuzeyindeki içi kubbeli, dışı külahlı bölümde ise Ahi Evran-ı Veli'nin sandukası vardır.

**

Tüm mekanlar, 1966 yılında kalem işi süslemelerle bezenmiştir.

Zaviyenin XIX. Yüzyılın ikinci yarısına kadar işler durumda olduğunu bilmekteyiz. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce 1972 yılında restore edilmiş ve cami olarak kullanıma açılmıştır.

Külahın Üzerindeki Alemde Yer Alan İki Ejderin Anlamı:

Gök kubbenin iradesi ve anlamı, ejder çiftine bağlıdır. Yıldızların senelik dönüşümünü bu ejder çifti ayarlar. Yedi gezegenin ve dünya ekseninin altında bulunan düğümlü ejderler, dişi ve erkektir. Ejderler, iki meleğin çağrısı ile yıldızların dönüşünü başlatır.

Ejderler, yapılarda ahenk ve düzenin sembolüdür.

Çin mitolojisine göre ejderlerin gövdesindeki düğmeler, ay ve güneş tutulmalarında gezegenlerin belli durumlarını gösteren astronomik işaretlerdir. Ejderlerin ay'ı ve güneşi yutması ile güneş ve ay tutulması olur. Ağız ağıza veren ejderlerin, gecenin sembolü olan ay'ı yutmaları ile, aydınlık ve iyiliğin üstünlüğü canlandırılmıştır. Yine Çin inanışına göre, ejderin ay'ı yutması ile yeryüzüne bereketli yağmurlar yağar. Bu nedenle ejderler, bereket ve bolluk sembolleridir.

Ayrıca rivayete göre; Ahi Evran, Kırşehir'e ayak bastıktan sonra, şehrin ileri gelenleri bu pîrin huzuruna gelerek;

Ya devletlu! Bizim bir korkumuz vardır. Şehrimize bir ejderha peydah oldu! Bunun şerrinden bizi halas eyle! diyerek niyazda bulunurlar. Ahi Evran, bir dua okur, yüzünü, ejderhanın yüzüne sürerek o büyük yılanı, oturduğu sedirin yanına bağlar.

Aynı zamanda doktor olan Ahi Evran'ın, yılandan panzehir ürettiği de bilinmektedir.

KİTABELER

Ahi Evran Türbesi Kapısı Üzerinde Bulunan Kitabe (Ebadı: 60*85cm)

Okunuşu: Fi eyyam el sultan el muazzam Muhammed Han bin Murat Han ammarahu Alaüddevle bin Süleyman bek fi sene sitte ve semanin ve semani mie.

Anlamı: Onu, 886 yılında Murat Han oğlu Ulu Sultan Mehmet Han devrinde Süleyman Bey oğlu Alaüddevle inşa etti.

Ahi Evran Türbesi İçindeki Duvarda Bulunan Kitabe (Ebadı: 40*60cm)

Okunuşu: Amara hazihil imare el mübareke mefhar ül umera Hasan bek bin seyyidi bek türbe muaddara fhril fütüvve Ahi Evran fi tarih sened erbaa ve hamsin ve semani mie.

Anlamı: 854 yılında Seydi Bey oğlu, emirlerin medarı ifdaharı Hasan Bey, bu mübarek imareti, fütüvvetin yüzüsuyu Ahi Evran'ın türbeyi muattarasını inşa etti.

Ahi Evran Zaviyesinin Taç Kapısı Üzerinde Bulunan Kitabe

Okunuşu: Ya hazreti Ahi Evran Veli gaddesellahu sırrehu aziz sene 1235.

Anlamı: Sultan ikinci Mahmut'un tuğrası ve Ey efendimiz Ahi Evranı Veli, Allah onun sırrını mukaddes kılsın. Sene 1235 yazılıdır.

Ahi Evran Türbesi Kapısı Üzerinde Bulunan Kitabe

Okunuşu: Essalatü ve-ssalatü

Anlamı: Dua ve esenlik...

AHİ EVRAN-I VELİ

(1171-1261)

Ahilik Teşkilatı'nın kurucusu Ahi Evran, Azerbaycan'ın Hoy kasabasında doğmuştur. Ahi Evran'ın asıl adı Nasidüd-din Ebül-Hakayık Mahmud El Hoy olarak kayıtlara geçmiştir. Ahi Evran, ilk eğitimini Azerbaycan'da, doğum yeri olan Hoy'da aldıktan sonra, Maveraünnehir ve Horasan'a giderek orada ünlü alimlerden Fahruddin-i Razi'nin derslerini takip etmiştir. Ahi Evran, gençliğinde Ahmet Yesevi'den ilk tasavvuf terbiyesini aldıktan sonra, o zamanın ünlü tasavvuf alimlerinin buluşma yeri olan Bağdat'a gitmeye karar verir. Önce niyetlendiği Hac farizasını yerine getirir, sonra dönüş yolunda kayınpederi olan Evhadüd-Dini Kirmali ile tanışır. Büyük üstad sayesinde halife Nasır-li'dinillah ile tanıştırılan Ahi Evran, halifenin kurduğu Fütüvvet Teşkilatı'na girer. Ahi Evran; tefsir, hadis, kelam, fıkıh ve tasavvufi kitaplar yazmıştır. Ayrıca felsefe, tıp ve kimya sahalarında da bilgi sahibi olan çok yönlü bir ilim adamı ve filozoftur. İbn-i Sina ve Fahruddin-i Razi'nin eserlerini Farsça'ya çevirmiştir.

Selçuklu Sultanı Gıyaseddin-i Keyhüsrev zamanında, kayınpederi Evhadud-Dini Kirmani ile Anadolu'ya gelen Ahi Evran, Konya'da, Sultan'a yazdığı Letaif-i Gıyasiye adlı kitabını sunar. 1205 yılında Kayseri'ye gelen Ahi Evran, burada bir deri atöleysi kurar. Kayseri'de devletin desteği ile debbağları ve diğer sanatkarları da içine alan büyük bir sanayi sitesinin kurulmasına öncü olur.

Sultan Alaeddin Keykubat'ın Ahi Birlikleri'ni himaye etmesi ile Anadolu'nun birçok yerinde bu birlikler süratle kurulmaya başlanır. Sultan Alaeddin'in oğlu tarafından öldürülmesinden sonra Ahiler bu duruma tavır alırlar. Ahi Evran'ı çekemeyenler, onunla yeni hükümdarın arasını açarlar. Alaeddin Keykubat zamanında Konya'da, medreselerde ders veren Ahi Evran, bu sebepten dolayı Konya'dan ayrılarak, Denizli'ye gider. Oradayken Konya'ya çağrılan Ahi Evran, Konya'dan Kırşehir'e gelerek Ahi Birlikleri'nin teşkilatlandırılmasına hız verir.

AHİLİK

Ahi: Eli açık, cömert, konuksever, kardeş, yiğit anlamına gelmektedir.

Ahilik Teşkilatı ise; Türkler arasında gelişip yaygınlaşan sanat, ticaret, dayanışma ve yardımlaşma kurumudur. Ayrıca Ahilik; köylere, kasabalara kadar yayılan, en küçük örgütden en büyük örgüte kadar milli birlik ve beraberliği, karşılıklı saygı ve sevgiyi, sosyal dayanışma ve yardımı temel ilke sayan, el birliği, gönül birliği ve kardeşlik havası içinde, din ve ahlak kurallarına sıkı sıkıya bağlı, kökü sağlam, düzenli ve milli bir toplum kurmayı amaç bilen sosyal bir kuruluştur. Ahilik; iş ahlakını savunan, sermayeyi ve işçinin alın terini koruyan, akıl, ahlak, bilim ve çalışma prensipleri üzerine kurulan, günümüzün kooperatifçilik, sendikacılık, sosyal güvenlik, kalite ve fiyat kontrol sistemine benzer yönleri olan bir teşkilattır.

Ahilikte kalfalıktan ustalığa geçen kişilere, bir törenle şed bağlanırdı. Böylece fütüvvet yoluna giren usta, Ahi Evran düsturuna göre elini, sofranı, kapını açık tut, dilini gözünü ve belini bağlı tut ilkesine bağlı kalırdı.

**

Ahilik, bir insan bilimidir.

Ahi; her şeyde, her ortamda ve her çağda denge ve düzen tutturandır.

Dağıtan değil, toparlayandır.

Yıkan değil, yapan, dünya ve ahiret dengesini tutturandır.

Ülke ve ülkelerin varlığına kârlılıklar, mutluluklar sağlayandır.


Kategori:
  • 15.01. Ahilik

  • Yer:
  • 40. kırşehir

  • Arşiv
    Dergiler
    Gazete
    Kitaplar
    Web Siteleri
    Tez
    Sunum
    Fotoğraf
    Video
    Broşür
    İletişim: ilhaner@ilhaner.com

    Arama

     

     
     

    Bizi Destekleyenler

    Halkbilimcilerimiz