www.halkbilimi.com - Dulkadir,Hilmi : "Bektaşi Şiirleri"

Arşiv
Dergiler
Gazete
Kitaplar
Web Siteleri
Tez
Sunum
Fotoğraf
Video
Broşür
İletişim: ilhaner@ilhaner.com

Arama

 

 
 

Ankara Üniversitesi
Sedat Veyis Örnek Belgeliği


Bektaşi Şiirleri

Dergi İndex

Dulkadir,Hilmi ; "Bektaşi Şiirleri" ; İçel Kültürü ; Ocak / 1987 ; Yıl : 1 ; Sayı : 1 ; Sayfa : 9

"Yaygın Eğitim Mut Haber Bülteni"nin 1985 ve 1986 yıllarında çıkan 10 ile 13. sayısında "Mut’ta bulunan Cönklerden Bektaşi şiirleri" başlıklı iki yazımız yayınlanmıştı. Bu dergide 79 Bektaşi şairinin isimlerini vermiş, şiirleri de şairlerin isimlerinin alfabetik sırasına göre Abdal Dede’den 1, Arfoğlu’dan .3, Aşık İbrahim’den de 2 şiir olmak üzere yayınlamıştık.

Kaldığımız yerden şiirleri yayınlamaya devam edeceğim. Burada şairlerle ilgili araştırmaya girilmeyip sadece şiirleri Türk dünyasına kozandırma amacı güdüldüğünü, şairleri ve şiirler üzerinde yapılacak yorumları sona bırakmayı uygun gördüğümü belirtmek isterim. Bir başka hatırlatmak istediğim konu da şiirlerin sırasıyla ilgili: Şiirin başlığındaki ilk numara şimdiye kadar şiirini sunduğumuz şair sayısını; ikinci numara en son şiirini sunduğumuz şairin yayınladığımız şiir sayısını; üçüncü numara da yayınlanan toplam şiir sayısını göstermektedir.

Elimizdeki iki adet cönk, Mut ilçesinin Köprübaşı köyünde bir bektaşi vatandaşımızdan alınmıştır. Halen içinden şiirler sunduğumuz cönk, 25X13 ebadında deri kaplı 225 sayfadır. Her şiir üstten ve alttan 1 cm lik iki çizgi arasına alınmış baklava dilimi, üçgen, kare, bazı çiçek türleri, kamayı andıran ağaç tasvirleri, yarım daire vb. gibi çokça geometrik şekillerle süslenmiştir. Bazı şiirlerin sağ ve sol tarafına da aynı türden şekiller çizilmiş ve hepsi hakim renk kırmızı olmak üzere değişik renklerle donatılmıştır. Ayrıca, her şiirin başlığındaki bu çizgiler arasında o şairin ismi sığacak kadar boşluk bırakılarak buraya isim yazılmıştır.

Şiirler numaralandırılmıştır. Anlaşıldığı kadarıyla iki değişik kişiye ait yazı kullanılmıştır. Bu durum çönkün aslından yeni bir deftere -bu deftere- geçirildiği intibaını vermektedir.

Cönkün 225 inci sayfasında kurşunkalemle şöyle bir not var : "Bu mecmua 1202 Muharremin 11. gününde bu dünyadan göç ederek evladı Ali Rıza Efendi'ye verilmiştir. Ali Rıza Efendi’nin mahdumu Selahaddin Efendi’ye teslim edilmiştir. Cenab-ı Zül Celâl cümlemizi doğru yoldan ayırmasın. Kabir azabı göstermesin ya Allah, ya Muhammet, ya Ali Amin"

Son bir hususa daha değinip şiirleri sunmak istiyorum : Benim için şiirleri günümüz türkçesine çevirme zahmetine katlanan Mut’lu dostum emekli sağlık memuru Doğan ATLA’ya teşekkür ediyorum. Temennim, bu derginin uzun yıllar yaşamasıdır. Dilediğimiz gerçekleşir ise şiirlerin tamâmını sunmanın hazzını tadacağım.

AŞIK İBRAHİM

3.3.7

Her mü’minde olur müslim 
Yollayın gelsin samaha 
Özü hakka olur teslim 
Bellesin gelsin samaha

Güzeller uzatmaz arayı 
Bulur derdine çareyi 
Çıkarsın baştan karayı 
Allasın gelsin samaha

Doldursun aşkın kabını 
Kaldırsın yüzler habını 
Güzeller kendi lebini 
Ballasın gelsin samaha

Güzeller gelsin meydana 
Niyazim şahı merdana 
Siyah zülfünü gerdana 
Tellesin gelsin samaha

Badeyi alsınlar ele 
Vasfı hıfsı anın dile 
Siyah saçın ince bele 
Sallasın gelsin samaha

Mürşit lokmasından doysun 
Eski libasın soyunsun 
Cennet libasın giyinsin 
Hallesin gelsin samaha

Aşık İbrahim gör neder 
Bilmeyenin gözleri kör 
Yoksa birinin kendin yer 
Sillesin gelsin samaha


AŞIK VELÎ

4.1.8

Hey efendim bu cemale doyulmaz 
Himmet eylen izninizle gidelim 
Didarmdan mest olanlar ayılmaz 
Himmet eylen izninizle gidelim

Hak nasip ederse gelirik gene 
Hizmetinde bulunalım merdane 
Kulun verdiği olmaz imiş sultana 
Himmet eylen izninizle gidelim

Elhamdülillah nail olduk burada 
Sayende gün gördük ettik bade 
Kör olsun düşmanın gözü ömrü ziyade
Himmet eylen izninizle gidelim

At sürüp İraklardan geldiğim 
Kırklar şerefnazı deyip öğdüğüm 
Gidiyorum hoşça kaim sevdiğim 
Himmet eylen izninizle gidelim

Aşık Veli’m bunda değil şendedir 
Her daim gönlüm gözüm şendedir 
Yılda bayram iki (sana) gündedir 
Himmet eylen izninizle gidelim


AZMİ BABA

5.1.9

Yeri göğü insi cinsi yarattın 
Sen ey mimar başı elvancı mısın 
Ayı günü çarkı burcu var ettin 
Ey kudret sahibi haşancı mısın

Denizleri sen yarattın şüphesiz 
Suları yürüttün elsiz ayaksız 
Yerleri temelsiz göğü dayaksız 
Durdurursun acep iskancımısın

Kullanırsın kanatsız rüzgan 
Kürekle mi yaptın sen bu dağlan 
Ne yapıp ta öldürürsün sağlan 
Can verip alırsın cancı mısın

Sekiz cennet yaptın sen adem için 
İsmin büyük bağışlarsın benim suçum
Adem’i cennetten çıkarttın niçin 
Buğday nene lâzım harmancı mısın

Bir iken bin ettin kendi adını 
Görmedim senin iş üstadını 
Yeşerdir kurutursun bunca nebatı 
Bahcivan mısın yoksa ormancı mısın

Cibril'e perde altında söyledin 
İnip Beytullah’ta kendin dinledin 
Bu ateşi cehennemi halk ettin 
Hamamın mı var ya külhancı mısın

Havaya çekilip seyrana durdun 
Aklı temizlerin aklım yordun 
Kıldan ince köprü yaptın da kurdun 
Akar suyun mu var bostancı mısın

Bu kışlara bedel bu yazı yaptın 
Güze karşı evvel baharı yaptın 
İki gözlü mizan terazi yaptın 
Bakkal mısın yoksa dükkancı mısın

Yüzbin cehennemin olsa birine girmem
Rıdvan ismi nazü değil mi senden 
Gaffar ül zünübum demedin mi sen 
Affet günahımı yalancı mısın

Kazanlarda katranların kaynarmış 
Yer altında balıkların oynarmış 
On bu dünya kadar ejderhan varmış 
Şerbet mi satarsın yılancı mısın

Esirci misin koydun cehenneme arap
Hoca mısın okur yazarsın kitap 
Aslın katip midir görürsün hesap 
İhtisabm mı var yoksa hancı mısın

Beni affeylersen düşer misin şandan 
Şahlar dahi geçer bu kadar isyandan
Nen tükenir nen eksilir hâzinenden 
Affetsen olmaz mı noksancı mısın

Şanına düşer mi kusur görürsün 
Her gönülde oturursun yürürsün 
Bunca canı alıp kendin verirsin 
Götürüp getiren kervancı mısın

Bilirsin ben kulum sen sultanımsın 
Kalbimde zikrim dilde tercumanımsın 
Sen benim canımda mihmanımsın 
Gönlümün yarisin yabancı mısın

Beni delil eyler kendin söylersin 
İçeriden azmi pazar eylersin 
Yücelerden yüce seyran eylersin 
İşin seyran kendin seyrancı mısın


BUDALA

6.1.10

Bunda her adem menzil alamaz 
Hayvan gibi gezer gider
Bin kelam söylesen birin anlamaz 
O da yolundan azar gider

Edepliye nazar eyle 
Edepsizden hazar eyle 
Tavı geldi pazar eyle 
Tav gidince pazar gider

Karayı silsen ağ olmaz 
Özü çürüktür sağ olmaz 
Külü yığsan dağ olmaz
Yel esince tozar gider

Vanp kimseye söz söyleme 
Hürmetini az eyleme 
Sevdiğine naz eyleme 
Çök naz aşık yozar gider

Budala’m engine inmez 
Garip bülbül hara konmaz 
Anlamayan bunu bilmez 
Onu anlayanlar yazar gider


BOSNEVİ

7.1.11

Aslı vatanımdan düştüm yayan 
Bi yayan yolları gittim de geldim 
Terk edip rehdimi verdim nâdâna 
Bin yıllık namazımı kıldım da geldim

Anasır libasın giydirdi ana 
Mevlânanın menendi çıktı seyrana 
Adem olup ezel geldim cihana 
Yedi kat gökleri aştım da geldim

Muhabbet ayinidir erlerin cemi 
Aynı muhabbettir sürerler demi 
Kırkların ceminde buldum ademi 
Hak-i paye yüzüm sürdüm de geldim

Mümin isen dinle ey kalbi selim 
Canımı mürşide eyledim teslim 
Güruhu Naci’de göründü aslım 
Kainat sırlarım gördüm de geldim

Bosnevi’yim sözüm kendi özümden 
Sadık olan çıkmaz mürşit sözünden
Okudum bu ilmi gönül yüzünden 
Menzili maksuda erdim de geldim


BUDALA İSMAİL

8.1.12

Bihamdullah şükrümü bildim 
Rabbilâlemin hak yoluna geldim 
Errahmanirrahim rahmetini buldum 
Maliki Yevmiddin Ali görünür

İnna Atayna’nın el küsrinin başı 
Kevser dağıtmak Ali’nin işi 
Ağudan yoğruldu Hasan’ın aşı 
Hüseyin’in elinde dolu görünür

Zeynel Abidin zindanda durdu 
Hilati suresi dilinde virdi 
Nasremin Allah Bakara geldi 
Fethi garip Cafer’in yolu görünür

Elem neşrahlek Yasin Taha 
Musai Kâzım’a kıldılar cefa 
Rıza’yı sevmek müminlere seza 
Şirin Mahabbetin yolu görünür

Veşşems Muhammet Taki’ye geldi 
Vel asr Aliyyül Nakiye geldi 
Okundu ayeti hak bilindi 
Kırkların ceminde dan görünür

Belli bes dedim yolunda durdum 
Askeri mehdiye yüzümü sürdüm 
Budala İsmail’im ezberim virdim 
Hak’kın binbir ismi ulu görünür.
	

DEDEMOĞLU

9.1.13

Gelin özümüzü bir eyleyelim 
Hak’kı arzulayan gitsinler bugün 
Gönlü gönle yar eyleyelim 
Birlik ile Hak’ka yetsinler bugün

Birlik olmayınca Hak’ka yetilmez 
Müşderi olmayınca güher satılmaz 
Pişmeden süte damızlık katılmaz 
Pişirip hal edip katsınlar bugün

İradet bozuldu kuvvet azaldı 
Ayn-î erkân battı yollar bozuldu 
Kalpler çürük oldu diller düzüldü 
Sağından yapışıp tutsunlar bugün

Cehd eyle ki sağlar yurduna durak 
Tabip sarmayınca onulmaz kırık 
Sağa sağ verildi çürüğe çürük 
Ol çürük melhemin etsinler bugün

Dedemoğlu eder derdi ah aşkına 
Zülüfte asılmış gerdan aşkına 
Ala gözlü şah merdan aşkına 
Yola muhip olup gitsinler bugün